İnsan Kaynaklarının Dijitalleşme Yolculuğu

0
14

İş dünyasını şekillendiren megatrendlerin başında teknolojik dönüşüm, dijitalleşen ve değişen çalışma ortamına uyum sağlama gerekliliği geliyor. Öyle ki, bilgi teknolojileri çözümleri ve dijital uygulamalar kurumların fark yaratmaktan öte hayatta kalabilmek adına kullandığı araçlar haline gelmeye başladı.

Teknolojik megatrendler önüne geçemeyeceğimiz ve ayak uyduramazsak yarıştan çekilmek zorunda kalacağımız değişimler halini aldı. Önümüzdeki birkaç yılı kapsayan çalışma hayatına dair öngörüler de bu dönüşümü tüm açıklığıyla gözler önüne seriyor.

Özellikle insan kaynakları süreçlerine yatırım yapan kurumlarda, insan kaynakları teknoloji çözümlerinin kullanımına ve bunun yaygınlaştırılmasına yönelik çaba her geçen gün artıyor. İnsan kaynakları organizasyon yapısında “İK Teknolojileri” birimleri oluşturuluyor. Bu sayede, İK teknolojilerinin sağladığı kolay raporlama, analiz, takip gibi mekanizmalar ile çalışanların bu konular için harcadıkları zaman ve enerjinin, stratejik birer iş ortağı olma yolunda harcanmasına olanak sağladığını söyleyebiliriz. Bununla birlikte İnsan kaynaklarının dijitalleşmesini sadece zaman ve enerji tasarrufu sağlayan araçlar olarak görmektense stratejik kararlar alırken başvurulacak bir destek noktası olarak kabul etmek kurumların fark yaratmasını sağlayacaktır. Buna örnek olarak yetenekleri çekmek ve elde tutmak için yetenek yönetimi süreçlerinin dijitalleşme süreçleriyle uyumlandırılması verilebilir.

İnsan Kaynakları süreçlerinde teknoloji kullanımıyla ilgili olarak PwC’nin 2015 yılında küresel çapta 650, Türkiye’de ise 56 kurumdan üst düzey yöneticilerin katılımı ile yaptığı “İnsan Kaynakları Teknolojileri Araştırması”nın sonuçları kurumların aksiyon planlarını ve atılması gereken adımları ortaya koyuyor. Son zamanlarda sıkça karşılaştığımız “cloud” (bulut bilişim) çözümlerini insan kaynakları fonksiyonları için kullanan kurumların globaldeki oranı %68 iken, bu oran Türkiye’de %10’un altında kalıyor. Her ne kadar Türkiye’deki yasal düzenlemeler bu sistemsel geçişe engel teşkil etse de önümüzdeki 3 yıl içerisinde kurumların birçoğu dönüşümü planlıyor. Her geçen gün hız kazanan teknolojik gelişmelere ayak uydurmak ve yarışın arkasında kalmamak için adımları biraz büyük atmak gerektiği yadsınamaz.

Bir diğer yenilikçi çözüm de mobil uygulamalar. Hem globalde hem Türkiye’de kullanım oranı Cloud’a göre daha fazla olan mobil uygulamaların Türkiye’deki kurumlarca kullanımı bu anlamda çok geride kalmış değil. İnsan Kaynakları süreçlerine mobil teknolojileri dahil eden kurumlar dünyada %70’lik bir orana sahipken Türkiye’de bu oran %57.

Bu teknolojik dönüşüm insan kaynakları fonksiyonlarının sorumluluğunu da artıracak gibi görünüyor. Geleceğin liderleri, İnsan Kaynakları’nın sadece kendi stratejileri üzerine çalışmasını değil, kurumun genel işleyişine ve stratejilerine etki edecek öngörülerde de bulunmasını istiyor. Sonuç olarak insan kaynakları, kurumda operasyonel bir fonksiyon olarak başladığı bu yolculukta dönüşerek kuruma katkı sağlayan bir iş ortağı konumuna gelmiş olacak. insan kaynakları fonksiyonunun stratejik dönüşümünde öngörüsel İK analitiği (predictive analytics) önemli bir rol oynuyor. Kurumların çalışanları ile ilgili sahip oldukları verileri tıpkı müşteri analitiği verisi gibi analiz etmesi, yorumlanabilir hale getirmesi ve kullanması, yakın zamanda stratejik İK yönetiminin olmazsa olmazları arasında olacak görünüyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here